CHP İlçe Başkanı Ahmet Kılbey ve Zeytin Vakası
CHP İlçe Başkanı Ahmet Kılbey bir inşaat mühendisidir. Kendisini yaklaşık 20 yıldır tanırım. 4-5 ay önce yapılan ön seçimle başkan seçildi.

CHP İlçe Başkanı Ahmet Kılbey bir inşaat mühendisidir. Kendisini yaklaşık 20 yıldır tanırım. 4-5 ay önce yapılan ön seçimle başkan seçildi. CHP’ye yıllarını vermiş, geçmiş dönemde belediyelerin muhtelif departmanlarında çalışarak emek harcamış biridir. Hayırseverdir.
Zeytin konusunda ise kendi mülkiyetinde olan 27 ağacı keserek oradan nemalanacak ve siyasi anlamda temsil ettiği partiye zarar verecek bir karakterde değildir. Böyle bir olayın vuku bulması hakikaten üzücüdür. Ortada bir basiretsizlik ve/veya kurgu olduğuna inandığım bir durum da var.
Muğla CHP’nin kahir ekseriyetinin çevre konusundaki hassasiyetine inanan biriyim. Bu vahim olay, bir kurgu ile Milas örgütünü ve belediye kurumunu yıpratmaya yönelik bir sansasyona dönüştürüldü. Zeytin ağaçlarının izinsiz kesimi kesinlikle savunulacak bir olay değildir; Ahmet Kılbey’in kendini savunma noktasında ihmalleri ve handikapları elbette vardır. Bu da bir bedel olarak ödendi.
Ancak; bu konuyu gerek parti içinde gerekse Muğla’da muhalefet konumunda olan iktidar partisinin yetkilileri, "mal bulmuş Mağribi" gibi yüklenerek Ahmet Kılbey’i gündeme oturtup devre dışı bırakmayı başardılar. Genel Başkan Özgür Özel’in ve Milas Belediye Başkanı Topuz’un hassasiyetleri dikkate alarak Kılbey’den istifa istemesi gayet doğaldı. Bu kararla AK Partililerin elinden mikrofonu aldılar.
Şimdi bu ülkede bütün altın ve kıymetli maden sahalarını yabancı firmalara tahsis edenleri düşünelim! Ülkemizde siyanürle doğayı katletmeyi ideolojik bir yaklaşıma çevirenler kim? Gerçekten doğasever olanlar hariç, Ahmet Kılbey’e AK Partililerin bu denli saldırması hak değil; tam tersine, fırsatı ganimete çevirme kurnazlığıdır.
Akbelen elbette CHP’lilerin babasının malı değildir ancak gidip direnişe en üst seviyede katıldılar. Peki, orada köylülerin yanında tek bir AK Partilinin direnişe destek vermemiş olmasını nasıl izah edeceğiz? 27 zeytin ağacı için Meclis'te söz alan AK Parti Milletvekili Kadem Mete’nin, 27 binden çok daha fazla ağacın katledilmesine sesinin çıkmamasını nasıl izah edeceğiz?
İşin boyutunu yerele çevirirsek; dar gelirlilerin gidip piknik yaptığı, Bodrum’un "Değirmen Tepesi" olarak bilinen en kıymetli doğal sit alanını imar izni alarak katleden AK Partilileri Kadem Mete çok iyi tanır. Fethiye Körfezi can çekişirken mendirek yapım izni alan, hayatı rant olanları çok iyi tanır. Üstelik milyarlık vurgunların aktörleri olan bu muhteremler; ya AK Parti milletvekilliği yapmış ya da "Cumhurbaşkanının akrabasıyım" diyerek nüfuz ticareti yapmış şahsiyetlerdir.
Bu olayları gündeme getirdiğim için defalarca adliyelere gittim, yargılandım. Kadem Mete ve diğer AK Partililer bunlarla ilgili tek bir cümle kurmamıştır, kuramaz da.
Ahmet Kılbey’e seri ateş eden yerel medyada, hakikaten saygı duyduğum bazı kalemlere bu anlamda sitemkârım. Adeta muhalefete muhalefet ederek, "yağmur nereye yağıyorsa tarlayı oraya götürüyorlarmış" gibi bir hisse kapıldım.
Buyurun, buradan devam edelim şimdi… Sağlıkla kalın.










