Mandalinci'nin "Ortada" Duran Siyaset Tarzı ve Mutlak Butlan Günleri

Türk siyaseti keskin bir virajdan geçerken, CHP içindeki dengeler de mahkemenin verdiği o olay yaratan "butlan" kararıyla sarsıldı.

Köşe Yazıları Yayın: 26 Mayıs 2026 - Salı - Güncelleme: 26.05.2026 21:41:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

Türk siyaseti keskin bir virajdan geçerken, CHP içindeki dengeler de mahkemenin verdiği o olay yaratan "butlan" kararıyla sarsıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturması parti içindeki tüm klikleri ve istikbal planlarını etkilerken, muhalefet seçmeni yerel yöneticilerden net bir duruş bekliyor.

Ancak Bodrum’un genç Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, esen bu sert rüzgarlar karşısında "pozisyon gözetmeyi" ve suya sabuna dokunmamayı tercih ediyor.

Mandalinci’nin sosyal medya paylaşımı, bu temkinli siyaset tarzının açık bir örneği. CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile bir araya geldiği toplantı fotoğrafının altına, adeta bir memur ciddiyetiyle şu satırları ekledi:

"Cumhuriyet Halk Partisi olarak demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkmaya; ortak akıl ve dayanışma ile mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."

Görünürde her siyasetçinin altına imza atacağı bu yuvarlak ve köşesiz dil, aslında derin bir siyasi hesap barındırıyor olabilir. Mandalinci, butlan kararı sonrası koltuğu devralan Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı bilerek temkinli bir dil sergileyerek, yeni yönetimde kendine yer edinmeyi amaçlıyor olarak yorumlanabilir.

Şüphesiz bu durumu sadece 29 yaşında Bodrum gibi bir yere belediye başkanı olmuş genç bir siyasetçinin bireysel tasarrufu ya da kişisel meziyetleri, duruşu ve başarısı olarak okumak büyük bir safdillik olur. Karşımızda, bölge siyasi geleneği olan bir sülale var. Dolayısıyla bu temkinli hamlelerin arkasında, o siyasi aile geleneğinin dengeleri koruma refleksi yatıyor olabilir. Ben de yaklaşık 17-18 yıldır Turgutreis’te yaşayan, Mandalinci ile aynı toprakların havasını soluyan biri olarak, bu siyasi adımlara yakından baktığımda bu sülale geleneğinin ve dengelerinin gölgesini görüyorum.
Mandalinci’nin bu "idare-i maslahat" siyasetinin sahada nasıl bir ayrışmaya yol açtığını görmek için uzağa gitmeye gerek yok. O "ortada duran" fotoğraf karesinde hemen sağında oturan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın son hamlesi, aradaki duruş farkını net biçimde ortaya koyuyor.

Ahmet Aras, bugün İzmir’de yüz binlerin katıldığı demokrasi yürüyüşünden paylaştığı fotoğrafların altına açıkça safını belirterek şu notu düştü:

"Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde; umudu, dayanışmayı ve mücadeleyi hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz."

Ahmet Aras yerini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ilan edip "Özgür Özel'in yanındayız" derken, paylaştığı o meydan, o kürsü ve mücadele fotoğraflarının hiçbirinde Tamer Mandalinci yer almıyor. Mandalinci o karelere girmemeyi, o netliğin bir parçası olmamayı tercih ediyor. Biri genel başkanının yanında meydanları doldururken, diğeri sülale mirasının temkinli limanına sığınarak pozisyon gözetiyor izlenimi veriyor. Tabandaki okuyucunun, Mandalinci’nin paylaşımının altına ısrarla "Yolunuzu açan Ahmet Aras'ı örnek alın" diye yazması da bu belirgin yaklaşım farkından ileri geliyor.
Bu pragmatik "bekle-gör" politikası sokakta eski kredisini bulamıyor. Mandalinci’nin köşesiz ifadelerine karşı takipçileri adeta manifesto niteliğinde eleştiriler sıralıyor. Bir okuyucunun şu sözleri tabanın ruh halini özetliyor:

"İrademize sahip çıkmak için yerel lider olarak genel başkanımız seçilmiş başkan Özgür Özel demeniz gerekiyor Mandalinci. Mücadele netlik ister. Güven vermek için net olun artık..."

Bir başka yorumda ise durum çok daha sert ve doğrudan:

"Çok ortadan konuştuğunuzu görmek üzüyor... Artık safların net olarak belli edilmesi gereken bir dönem. Net konuşun ki bilelim ak mı kara mı? Bilelim direnenlerden mi darbecilerden mi olduğunuzu!"

Seçmenin bu isyanı haksız değil. Ancak asıl soru şu: Mandalinci bu temkinli duruşa güvenirken, kendisini o koltuğa getiren Özgür Özel liderliğindeki yönetim bu duruma ne diyecek? Siyasi iradeye karşı bu mesafeli duruş, Ahmet Aras’ın o net tavrının yanında nasıl bir karşılık bulacak?

Biz bir gazeteci nesnelliğiyle resmi önünüze koyduk; bir taraf tutmadan, sadece mevcut durumu analiz ederek soruyu Bodrum halkına bırakıyoruz: Genç bir belediye başkanının, böylesi tarihi bir kırılma anında her iki tarafa da göz kırpan bu bekle-gör siyaseti ne anlama geliyor? Bu bir siyasi deha mı, yoksa yolun başında kendi geleceğini riske atan bir çekingenlik mi?

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.