Ramazan’da Tasarrufun Bedelini Kim Ödüyor?

Ramazan ayının ortasındayız.Sofralar mütevazı, dualar daha alçak sesli, hayat biraz daha yavaş akıyor.

Köşe Yazıları Yayın: 03 Mart 2026 - Salı - Güncelleme: 03.03.2026 10:18:00
Editör - Ali Peltek
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

Ramazan ayının ortasındayız.Sofralar mütevazı, dualar daha alçak sesli, hayat biraz daha yavaş akıyor.

Tam da böyle bir zamanda, Bodrum’da yaklaşık 300 belediye işçisinin iş akdinin feshedileceği haberi yayıldı.
Gerekçe: 5 milyar TL’ye yaklaşan borç yükü.

Tasarruf tedbiri. Mali disiplin.
Ancak tasarrufun da bir ahlakı vardır. Ve her tasarruf, kimin cebinden yapıldığıyla anlam kazanır. Seçim öncesi sosyal politikalar, dayanışma vurgusu, “kimseyi geride bırakmama” söylemleri… Bugün gelinen noktada, işten çıkarılan emekçilerin sahada taşıdığı yük göz ardı ediliyor.

Şimdi iki soru duruyor önümüzde:

Bir:
Bu işçiler sahadan çekildiğinde, zaten aksayan hizmetler nasıl sürdürülecek?
Yarımadanın birçok noktasından gelen temizlik, bakım ve altyapı şikâyetleri artmayacak mı?

İki:
300 kişinin işten çıkarılması gerçekten 5 milyar TL’lik borcu sürdürülebilir kılacak mı?
Yoksa bu, mali tablonun küçük bir kalemini düzeltirken sosyal dokuda büyük bir kırılma mı yaratacak?

Üstelik, işçilerin işe dönüş davaları açması halinde, mahkeme adalet yönünde karar verirse tazminat yükü ile maliyet çok daha büyük hâle gelmez mi?

Belediye-İş Sendikası’nın sessizliği de ayrıca düşündürücü. Emekçinin en zor zamanında duyulması gereken ses, şu an neden bu kadar düşük?

 Tamer Mandalinci’nin söylemlerinde sıkça dini referanslara yer verdiği biliniyor. Ancak yönetim pratiği, söylemin en sert sınavıdır.

Yoksullukla birebir yüzleşmemiş bir yönetici için, işten çıkarılmanın ne anlama geldiğini tam olarak hissetmek her zaman kolay değildir. Geliri bir anda kesilen bir ailenin mutfağında oluşan sessizliği, kredi mesajlarının yarattığı baskıyı, çocuklarına açıklama yapmanın ağırlığını ancak o duyguyu yaşamış olanlar bilir. Bu nedenle empati, yalnızca kişisel bir erdem değil; kamusal bir sorumluluktur.

Eğer kararlar, en kırılgan kesimi gözetmeden alınırsa, mali disiplin sağlanabilir belki; fakat toplumsal adalet zedelenir. Bodrum yalnızca, parlak neonlarla bezeli tabelası ışıklı bir turizm markası değildir; arka sokaklarında kredi borcuyla, kira yüküyle yaşayan insanların da şehridir. 

Ve unutulmamalıdır ki, CHP Genel Merkezi'nin iktidarı eleştirirken başvurduğu “hak, adalet, emek” söylemlerini boşa düşürür bir tasarruftur bu.

Tasarruf yukarıdan başlar.
Yönetim sorumluluğu en üstten taşınır.

Fatura en altta kesildiğinde buna mali disiplin değil, sosyal maliyet denir.
Bodrum’un sorusu net:

Borç mu ödenecek, yoksa bedel mi?

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.