Bodrumlu Aleviler: “Zulme Direnmek, İnsanlık Onurudur.”
Suriye’deki Alevi katliam Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi tarafından gerçekleştirilen basın açıklaması ile protesto edildi.

Suriye’deki Alevi katliam Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi tarafından gerçekleştirilen basın açıklaması ile protesto edildi. Dernek yönetim kurulu üyesi Emir Ölmez tarafından yapılan açıklamada; “Değerli halkımız, vicdan sahibi insanlar, 8 Aralık 2024’ten bu yana Alevi halkı başta olmak üzere, sivil yerleşimlere yönelik saldırılar hız kazandı.
Kadın, çocuk, yaşlı demeden insanlar yalnızca kimliklerinden dolayı hedef alınıyor. Silahsız siviller kaçırılıyor, mallarına el konuluyor, açlığa mahkûm ediliyor. Bu sürecin başını çeken HTŞ’nin lideri Ahmet el Şaraa (Jolani), yaşananları münferit olaylar gibi göstermeye çalışsa da, elimizdeki bilgiler bunun organize ve sistematik bir şiddet politikası olduğunu açıkça gösteriyor. Saldırılardaki bahane hep aynı: ‘Eski rejim unsurları’diyorlar. Ancak öldürülenler asker değil, sivillerdir. Öğretmenler, doktorlar, çiftçiler, çocuklar… Kendi topraklarında sadece kimlikleri nedeniyle yok edilmeye çalışılan insanlar… Bu süreçte, bazı medya organlarının yaşananları çarpıtarak sunduğunu görüyoruz. Katliama uğrayan siviller “rejim destekçileri” olarak lanse ediliyor, gerçekler örtbas ediliyor. Oysa biz biliyoruz: Bir insanın yaşam hakkı, siyasi hesapların gölgesinde bırakılmamalıdır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin politikaları da bu süreçte kritik bir rol oynamıştır. Özellikle HTŞ’nin Suriye’deki ilerleyişine karşı gösterilen tutarsız yaklaşımlar, krizi derinleştiren unsurlar arasında yer almaktadır. 29 Kasım 2024’te HTŞ, İdlib’den Halep ve Hama’ya doğru ilerlerken, bazı siyasi aktörler bunu bir kazanım olarak sunmuştur. Ancak bu ilerleyişin bedelini ödeyenler, yine masum siviller olmuştur. Tarih, sadece zulmü yapanları değil, ona sessiz kalanları da yargılayacaktır. Bu nedenle, susmuyoruz. Adalet için, sesimizi yükseltiyoruz. Zulme direnmek insanlık onurudur” ifadelerine yer verildi.
Çataroğlu: “Soykırımcı Çeteler Tanıdık.”
Geçmiş dönemde Bodrum’un en aktif sivil toplum örgütlerinden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Şube Başkanı Aslan Çataroğlu’da eylemde; “HTŞ rejiminin muhalif kesimlere karşı izlediği inkâr ve katliam politikalarının, devletleşme süreciyle birlikte resmî kolluk kuvvetleri eliyle sürdürülmesi, bu süreci daha da vahim hale getirmektedir. Artık bireysel çete saldırılarından öte, devletin kurumsal yapısı içinde planlanan ve uygulanan bir soykırım pratiğiyle karşı karşıyayız. Bu, yalnızca Suriye halkları için değil, bölgedeki tüm toplumsal dinamikler için büyük bir tehdittir. Devlet gücüne yaslanarak sürdürülen bu katliam politikaları, uluslararası hukukun hiçe sayıldığını ve emperyalist güçlerin bu katliamlara dolaylı ya da doğrudan onay verdiğini göstermektedir. Ayrıca biz bu topraklarda şeriatın, gericiliğin, mezhepçi faşizmin nelere yol açtığını Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta gördük. Yani her karanlık dönemde sahneye çıkan soykırımcı çetelerin yabancısı değiliz. Soykırımcı çeteler tanıdık. Tarih boyunca acılarımıza neden olan bu karanlık zihniyet, bugün Suriye’de aynı kanlı ellerle bir kez daha adını soykırıma ve katliama yazıyor. Tarih boyunca katledilenleriz. Biz Aleviler, Ortadoğu'nun dört bir yanında tarih boyunca eziyet gördük, ama insanı seven felsefemiz gereği hiçbir cana kıymadık. Hiçbir canlıya zarar vermedik. Bize zarar verenlere, bizi katledenlere binlerce kez lanet olsun. Katliamı meşrulaştırmak için 'rejimin artıkları' diyorlar bizlere. Biz Aleviler hiç kimsenin artığı değiliz. Biz Aleviyiz. Suriye'de herkes eşit yurttaş olana kadar mücadelemiz devam edecek. Halkların bu coğrafyada kardeşçe yaşayabileceğini bütün dünyaya gösterdik. Egemenlere inat bu coğrafyada barış ve kardeşlik kazanacak” görüşlerini dile getirdi.
Okyay: “Suriye’deki Kardeşlerine Nefes Ol.”
Etkinlik katılımcılarından emekli eğitimci Yüksel Okyay’da; “HTŞ,iktidarı ele geçirdiği daha ilk günlerden başlayarak Alevi inanç merkezleri ile Alevi inancına mensup halkları hedef almış, silahsız sivil Alevileri katletmeye başlamıştır. Dünya kamuoyunda gelen tepkiler üzerine Alevilere yönelik saldırıların kendileri dışındaki paramiliter gruplarca yapıldığını ifade ederek kendi sorumluluklarını gizlemeye çalışmıştır. Suriye’nin birçok bölgesinde Alevilere ve diğer etnik kimliklere yönelik artan katliam haberleri, soykırım suçlarının işlendiğini gösteren görüntü ve haberler gelmeye devam etmektedir. Sivillerin yaşam hakkı ciddi şekilde tehdit edilmekte, masum insanlar öldürülmekte, zorla yerinden edilmekte ve büyük bir insani kriz yaşanmaktadır. Alevi inancına mensup sivil insanlara her türlü aşağılayıcı muamelenin pervasızca uygulandığını ortaya koyan görüntüler ve haberler insan onurunun korunması konusunda herkesi sorumlu davranmaya çağırmaktadır. Yaşananlara sessiz kalınması barbarlığı daha fazla cesaretlendirmekte ve tüm insanlığın vicdanını yaralayan olayların yaşanmasını kolaylaştırmaktadır. Şimdi Alevi kardeşlerimizle dayanışma zamanıdır. Şimdi sessiz kalmama zamanıdır. Susmak katliamı onaylamaktır. Alevi katliamı Birleşmiş Milletler gündemine taşınsa dahi bu bölge halklarının kardeşliğinin güvencesini oluşturmuyor. Saldırıların durdurulması, bölge halklarının güvenliği için ortak mücadele bir ihtiyaçtır. Suriye halklarının, Türkiye'nin emekçi halklarının desteğine ve dayanışmasına daha çok ihtiyacı vardır. Kapitalizmine karşı taraf olma zamanıdır. Ses Çıkar!!!! Suriye’deki kardeşlerine nefes ol” dedi.
haber: Ayhan Karahan


