Parkta Unutulan Karpuzun Kamu Yararına Bertarafı

Bodrum Belediyesi’nin sosyal medya hesabına yüklenen son video, yerel yönetimcilik ile kara mizah arasındaki o ince çizgiyi yerle bir etmeye aday.

Köşe Yazıları Yayın: 12 Eylül 2026 - Cumartesi - Güncelleme: 12.09.2026 14:47:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Bodrum Belediyesi’nin sosyal medya hesabına yüklenen son video, yerel yönetimcilik ile kara mizah arasındaki o ince çizgiyi yerle bir etmeye aday.

Geçenlerde Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün sahil koridorunda dolaşırken normalde orada durduğunu bildiği bankın yerini boş görünce “Bankı mı çaldırdınız?” diye sormasıyla başlayan o absürt diyaloglar silsilesi, öyle görünüyor ki komşu sahillerde yeni bir boyut kazandı.

​Videodaki sahne tam bir zihin tutulması: Bir vatandaş park bankında poşetini unutuyor, içinde de meyve var. Bizim belediye personelleri poşeti buluyor, “Açıp bakalım” demekle kalmayıp icabına bakıyor. Bıçak çekilip karpuz dilimleniyor, adeta bir lezzet festivali edasıyla iştahla mideye indiriliyor. Derken bir ses yükseliyor, irkiliyorlar. Finalde ise o meşhur mesaj beliriyor: “Kaybolsa daha mı iyiydi?”

​Bu paylaşımı yapıldıktan henüz 2 saat sonra gördüm. Gayet de hızlı bir etkileşim almış, altına onlarca yorum birikmişti bile. Bodrum’da yaşayan bir birey olarak ister istemez ilgimi çekti, “Burada ne anlatılmak isteniyor?” diye düşünmeden edemedim.

​Videoyu tekrar ve dikkatle izlediğimde, tam arkadaki kadın seslendiği an çekimin dondurulduğu o kısa saniye muazzam bir beden dili tablosu sunuyor. Personelin yüzündeki o anlık şok ifadesi, tam anlamıyla "suçüstü yakalanma" anının resmi gibi. Kimisi ne yapacağını bilemeyip suçluluk psikolojisiyle arkasını dönüp yavaşça uzaklaşmaya çalışıyor, kimisi de elindeki karpuz dilimiyle donup kalıyor. Bir yandan “Sen sus, doğrayıver” edasıyla rahatça karpuz kesen kadraj, bir anda mahcubiyet ve paniğin harmanlandığı absürt bir sahneye dönüşüyor.

​Şimdi sormak lazım: Bu kurgu, üstün bir kamu mizahı örneği mi, yoksa popülizme takla attıran bir takipçi avı mı?

​Sosyal belediyecilik anlayışında “Emanete sahip çıkmak” kavramı ne ara “Emaneti afiyetle yemek” noktasına evrildi? Eğer mesaj “Biz olmasaydık bu karpuz heder olacaktı, o yüzden kamu yararına bünyemize kattık” ise, burada vatandaşın aklıyla tatlı bir alay var demektir. Yarın bir vatandaş parkta unuttuğu bisikletini aradığında “Biz binmeseydik zinciri paslanacaktı, pedal çevirdik, kaybolsa daha mı iyiydi?” yanıtını mı alacak?

​Marmaris’te kaybolan bankın gizemi çözülemezken, Bodrum’da bulunan karpuzun anında “bertaraf edilmesi”, Ege kıyılarında mizahın ve iletişimin ne kadar absürt bir noktaya savrulduğunu gösteriyor. Popülizm uğruna kamera açısını banklara odaklayıp, kamu görevlisine "emanet karpuz yedirmek", halkla iletişim kurmaktan ziyade takipçi sayacını döndürme telaşından başka bir şey değil.
​Vatandaşın unuttuğu eşyayı muhafaza etmekle mükellef olan irade, bunu tabağa koyup çatalla tüketmeyi tercih ediyorsa; orada mesaj absürtleşir, niyet sorgulanır. Ne diyelim; afiyet olsun ama bir dahakine emanete sahip çıkarken bıçağı biraz daha yavaş sallayın.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.