Sıfır Atık mı, Sıfır Mesafe mi?”
Siyasetin en sevdiği şey nedir diye sorsalar, çoğu kişi “iktidar” der. Ben bir adım ileri gidip “mesafe ayarı” derim. Çünkü bu memlekette siyaset, çoğu zaman mesafeyi doğru ayarlama sanatıdır.

Ali PELTEK
alipeltek@hotmail.com -Siyasetin en sevdiği şey nedir diye sorsalar, çoğu kişi “iktidar” der. Ben bir adım ileri gidip “mesafe ayarı” derim. Çünkü bu memlekette siyaset, çoğu zaman mesafeyi doğru ayarlama sanatıdır: Ne çok yakın olacaksın ki yanarsın, ne çok uzak kalacaksın ki görünmez olursun.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin son paylaşımı da tam bu ayarın neresine düştüğünü tartışmaya açtı. Paylaşımda Emine Erdoğan’a yönelik övgüler, Murat Kurum ile kurulan koordinasyon vurgusu ve “uluslararası başarı” tonları… Okuyunca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Bu bir çevre metni mi, yoksa siyasi bir ısınma turu mu?
Şimdi kimse kusura bakmasın ama bu ülkede “Sıfır Atık” kadar hızlı yayılan bir şey varsa, o da “siyasi sinyal”dir.
Uzun zamandır kulislerde dolaşan o meşhur cümle var ya…
“Hani olur da…” diye başlayan, “siyasette her şey mümkündür” diye biten…
İşte o cümle, bu paylaşımın satır aralarında kendine gayet konforlu bir yer bulmuş gibi duruyor.
Elbette kimse kimseyi bir paylaşım üzerinden parti değiştirmekle suçlayamaz. Bu hem erken olur hem de fazla iddialı. Ama siyaset dediğin şey zaten biraz da “acaba mı?” sorusunun etrafında döner. Hele ki bu “acaba”, Bodrum gibi politik tansiyonu yüksek bir yerde soruluyorsa, yankısı daha da büyür.
İşin ironik tarafı şu:
Metnin bir yerinde Cumhuriyet Halk Partisi vizyonuna vurgu yapılırken, başka bir yerinde iktidar kanadının sembol isimlerine güçlü bir selam çakılıyor. Bu durum da ister istemez şu hissi doğuruyor:
“Bu bir köprü mü, yoksa iki yakaya birden basma çabası mı?”
Siyasette köprü kurmak değerlidir, evet.
Ama köprüde uzun süre duranın, iki taraftan da şüpheyle izlenmesi gibi bir risk de vardır.
Bodrum’da şimdi konuşulan tam olarak bu:
Bu bir çevre başarısının iletişimi mi, yoksa yeni bir siyasi yolculuğun fragmanı mı?
Belki de hiçbiridir.
Belki de sadece iyi yazılmış, biraz fazla özenli bir teşekkür metnidir.
Ama kabul edelim…
Bu ülkede hiçbir metin “sadece metin” değildir.
Ve bazen en çok konuşulan şey, yazılan değil; yazılmayan olur.

