Belediyeden Gelen “Rastlanılmadı” Yanıtları ve Sorumluluk Üslubu Üzeri
Geçtiğimiz aylarda Bodrum Belediye Meclis toplantısı sonrasında yaşananları hatırlarsınız. Gümüşlük Forumu’ndan bir yurttaşın Tamer Mandalinci’ye hitaben sarf ettiği "Yalan söylüyorsunuz" çıkışı, o günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Ali PELTEK
alipeltek@hotmail.com -Geçtiğimiz aylarda Bodrum Belediye Meclis toplantısı sonrasında yaşananları hatırlarsınız. Gümüşlük Forumu’ndan bir yurttaşın Tamer Mandalinci’ye hitaben sarf ettiği "Yalan söylüyorsunuz" çıkışı, o günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
O dönemde de meseleyi kişilerin dürüstlüğü ya da yalancılığı üzerinden değil, bir topluluk adına hareket ederken gösterilmesi gereken itidal ve üslup üzerinden ele almıştım. Çünkü benim için asıl olan her zaman üsluptur.
Ancak mesele üsluba ve kamusal sorumluluğa gelince, madalyonun diğer yüzüne de bakmak gerekiyor.
Bugün, aralarında bulunmaktan onur duyduğumuz MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) çatısı altında, bu kentin doğasını, kıyılarını ve yaşam alanlarını korumak için resmi ihbar ve bildirimlerde bulunuyoruz. Kentin halkı olarak bu şehre sahip çıkmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Fakat bu iyi niyetli çabalara karşılık belediye birimlerinden gelen yanıtlar ne yazık ki düşündürücü ve incitici bir kalıba bürünüyor: "Bahse konu yere gidildi, ihbar hattımıza iletilen konuyla ilgili herhangi bir duruma rastlanılmadı."
Bu cümlenin satır aralarında, açık ya da örtülü bir şekilde şu mesaj veriliyor: "Şikayette bulunanlar, ihbar edenler, yani sizler gerçeği yansıtmıyorsunuz; aslı astarı olmayan iddialarda bulunuyorsunuz."
Sayın Tamer Mandalinci, Soru Çok Net
Geçmişte size karşı sarf edilen fevri bir söz karşısında, tartışmalı bir duruş sergileyen bir yapıya sahip olduğunuzu, sergilemekten kaçınmadığınız ve bizim şahit olduğumuz öfkeli hallerinizden biliyoruz. İnsanların içinde size "Yalan söylüyorsunuz" denildiğinde gösterdiğiniz tepkiyi de anlıyoruz.
Peki, şimdi ben size soruyorum: Başkanlığınız uhdesindeki birimler tarafından, bu kentin doğası için kara kışta, sıcakta mücadele eden yol arkadaşlarıma, dolayısıyla bize ve bizlere; iyi niyetle iletilen şikayetler için "Gittik, öyle bir oluşuma rastlanılmadı" denilerek adeta yalancılık ithamında bulunulmasına siz ne diyorsunuz?
Gözlerin Gördüğünü Bürokrasinin Görmezden Gelişi
Bir tarafta Muğla’nın, Bodrum’un en hassas noktalarında yaşanantahribatları, ruhsatsız ya da kurallara aykırı müdahaleleri kendi gözleriyle gören, fotoğraflayan, belgeleyen yurttaşlar var. Diğer tarafta ise zabıta ya da ilgili denetim birimlerinin "gittik, bulamadık" esnekliği.
Eğer bu ihbarlar asılsızsa, yurttaşlar neden tükenmek bilmeyen bir umutla belediyenin kapısını çalsın? Yok, eğer o ihbar edilen yapılar, müdahaleler ya da usulsüzlükler sahiden var oluyorsa ama denetim ekipleri bunları "göremiyorsa" veya "görmek istemiyorsa", o zaman burada çok daha büyük bir idari zafiyet ya da niyet sorunu var demektir.
Halkı ve sivil toplum gönüllülerini yalancı durumuna düşüren bu bürokratik refleksi kabul etmek mümkün değildir. Bir belediye başkanı, halkın gözünün içine baka baka gerçeği eğip büken ya da en azından denetim sorumluluğunu yerine getirmeyen birimlerinin bu tutumuna sessiz kalamaz.
Üslup Karşılıklıdır
Üsluptan bahsettik, üslubun önemini savunduk. Ancak üslup tek taraflı işleyen bir imtiyaz olamaz. Sivil toplumun bu kente duyduğu sevgiyle yaptığı bildirimleri kâğıt üstünde "rastlanılmadı" diyerek geçiştirmek, en başta o masada oturanların üslubuna ve halka olan sorumluluğuna gölge düşürür.
Tamer Mandalinci; bu kentin insanlarına, bu kentin doğasını savunanlara karşı bir borcunuz var. Birimlerinizin bu kayıtsız, adeta "siz söylüyorsunuz ama ortada bir şey yok" diyen tavrına karşı duruşunuz ne olacak? Yurttaşın haklı mücadelesini bürokratik labirentlerde boğan bu zihniyete geçit vermemek, sanırım en çok bu makamın sorumluluğundadır.
Sözü uzatmaya gerek yok: Biz gördüğümüzü, bildiğimizi ve bu coğrafyaya olan borcumuzu söylemeye devam edeceğiz. Ya siz?

